6/3/2008

h1

Ergenekon'da bir tutuklama daha
Ergenekon soruşturması kapsamında daha önce adliyeye getirilen ve serbest bırakılan Abdulmuttalip Tongar tutuklandı.

Ergenekon soruşturması kapsamında daha önce adliyeye getirilen Abdulmuttalip Tongar, savcılıktaki sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece serbest bırakılmıştı.

Savcının itirazı üzerine ise hakkında yakalama emri çıkarılmıştı. Bugün organize şube müdürlüğüne bağlı ekiplerce beşiktaştaki istanbul adliyesine getirilen abdulmuttalip tongar çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.

DHA

26/1/2008

Sahte 'cep' nasıl anlaşılır?

h1

Sahte 'cep' nasıl anlaşılır?
Sahte cep telefonlarının piyasada satıldığını tespit edildi. Dolandırılmamk için bunlara dikkat edin...

Mobil İletişim Sistemleri ve Araçları İşadamları Derneği (MOBİSAD) Genel Başkanı Murat Dursun, piyasada 3 ayrı markanın sahte telefonlarının satıldığını belirterek, ''Genellikle çift sim kartlı sahte telefon modelleri yapmışlar. Oysa sahtesi yapılan ünlü markaların çift sim kartlı öyle bir modeli yok'' dedi.

Dursun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son günlerde Çin'de üretilen sahte cep telefonlarının piyasada satıldığını tespit ettiklerini söyledi. Uluslararası 3 markanın sahte telefonlarının yapıldığını bildiren Dursun, ''Genellikle çift sim kartlı sahte telefon modelleri yapmışlar. Oysa sahtesi yapılan ünlü markaların çift sim kartlı öyle bir modeli yok. Kutusuna, telefona bakıldığında uluslararası markaların orijinal logolarının vurulduğu, modellerin benzetildiği görülüyor'' dedi.

Üretilen sahte telefonların kullanma kılavuzlarının ve garanti belgelerinin orijinallerine benzetilmeye çalışıldığını belirten Dursun, ''Ciddi bir sahtecilik var. 3 ayrı markanın 7 ayrı modeli sahtecilik yoluyla tezgahlarda satılıyor'' diye tüketicileri uyardı.

-IMEI NUMARALARI KLONLANMIŞ-

Türkiye'ye yasa dışı yollarla sokulan sahte telefonların hemen hemen hepsinin klon telefon olduğunu ifade eden Dursun, ''8-10 yıl önce Türkiye'ye yasal yollarla sokulmuş, ama artık kullanılmayan cep telefonlarının IMEI numaralarını kopyalayarak, bu sahte telefonlara klonlamışlar. Böylece sahte cep telefonlarını, Merkezi Cihaz Kayıt Sistemi'nde yasal gibi göstermeye çalışıyorlar.

-CEP TELEFONU ALIRKEN DİKKAT-

Dursun, tüketicilerin cep telefonu alırken dikkat etmesi gereken 5 altın kuralı şöyle sıraladı:

-Fatura ve garanti belgesini mutlaka alınız.

-Garanti belgenizin doldurulmuş olduğunu kontrol ediniz.

-Cep telefonunuzun elektronik kimlik numarasının (IMEI) fatura ve garanti belgesi üzerine kaydedilmiş olduğunu kontrol ediniz.

-Kutu içerisinde yetkili teknik servis adres ve bilgilerinin ve Türkçe kullanma kılavuzunun bulunduğunu kontrol ediniz.

-Cep telefonunuzda *#06# tuşlarını kullanarak ekranda beliren IMEI numarası ile fatura ve garanti belgesi üzerine kaydedilen IMEI numarasının aynı olduğunu kontrol ediniz.

-İHBARLAR GELİYOR-

Sahte cep telefonları ile ilgili olarak pek çok ilden kendilerine çok sayıda ihbar geldiğini kaydeden Dursun, ''Piyasada bu sahte cep telefonlarından binlerce adet var'' dedi.

Dursun, sahte cep telefonları ile ilgili olarak vatandaşların (212) 231 02 31 numaralı telefondan MOBİSAD Tüketici Sorunları Masası'nı arayabileceklerini bildirdi.

AA

26/1/2008

Youtube süresiz kapatılıyor

h1

Youtube süresiz kapatılıyor
Bölücü terör örgütüne ait propaganda amaçlı bir görüntü yayınladığı gerekçesiyle Youtube'a süresiz erişim yasağı kondu.

Bölücü terör örgütüne ait propaganda amaçlı bir görüntünün, görüntü paylaşım sitesi Youtube'da bulunması üzerine Erzurum 2 Numaralı Ceza Mahkemesi söz konusu siteye süresiz erişim yasağı koydu.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, görüntü paylaşım ağı Youtube'da bölücü terör örgütü PKK'nın 4 dakikalık bir görüntüsünün propaganda amaçlı olarak sitede bulunduğunu belirterek, suç duyurusunda bulundu. Erzurum 2 Numaralı Ağrı Ceza Mahkemesi, söz konusu siteye süresiz erişim yasağı koydu.

CİHAN

26/1/2008

Evinizi internetten yönetmek!

h1

'Akıllı konut' tarzı villalar, 550 bin avro tahmini maliyet hesabı ile üretiliyor.

Adana'daki bir inşaat şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Halil Avcı, büyük kentlerdeki nüfus yoğunluğuna paralel olarak ihtiyaç duyulan konut inşasının, günün şartlarına uygun düzenlemelerle farklı boyut kazanmaya başladığını söyledi.

Avcı, orta ve üst gelir gruplarına yönelik konut üretiminden bir adım daha ileri giderek, rahat, güvenli, huzurlu ve konforlu bir yaşam sunacak ''akıllı konut'' üretimi yapmak üzere çalışma başlattıklarını ifade etti.

Günümüzde, insanın çevresiyle birlikte daha rahat bir yaşam sürdürebilmesi için modern teknolojinin en son olanaklarının kullanıldığı donatılara sahip ''akıllı konut'' sayısının hızla arttığını belirten Avcı, ''Şirket olarak, Adana'da 23 tek ve ikiz villalardan oluşacak Türkiye'nin site tarzındaki yaşam alanını kurmanın gayreti içindeyiz'' dedi.

Konutlarını 21'inci yüzyılın çağdaş yaşam gereklerini ön planda tutan anlayışla doğanın ve tarihin Adana'ya sunduğu en önemli değerlerden biri olan Seyhan Baraj Gölü ile buluşturduklarını anlatan Avcı, şöyle konuştu:

''Kalite, konfor ve estetiği yüksek teknoloji ile bütünleşen bir konsept olan akıllı konutlardan oluşacak site, beklentiler doğrultusunda ayrıcalıklı bir yaşamı en üst düzeyde sunacak. Projede, insan yaşamına verilen değerin mimari ifadesi olarak, yaşamı kolaylaştıran, insanı mutlu kılacak her türlü konfor en ince ayrıntısına kadar düşünüldü. Peyzajı özel olarak düzenlenmiş geniş bahçeler, yetişkin ve çocuklar için düzenlenmiş yüzme havuzları, iş ve günlük yaşam stresinden tümüyle uzaklaştıracak.''

Avcı, akıllı konutların yapım aşamasında iç ve dış mekanlarda kullanılan tüm malzemelerin, inşaat sektöründe kalitesini kanıtlamış üretici firmaların ürünlerinden oluştuğunu söyledi.

Adana'nın deprem kuşağında olması riskinin de göz ardı edilmediğini ifade eden Avcı, inşaatlarda 'radye temel' ve 'betonarme karkas'' sistemi ile güvenliğin sağlandığını belirtti.

Avcı, villalarının en önemli özelliklerinden birinin, ev sahibine, konutlarını dünyanın her yerinden yönetme şansı sunduğuna işaret ederek, ''Tahmini maliyet hesabı 550 bin avro olan konutlarda, güvenlik, klima, panjur, perde, müzik ve bahçe sulama gibi sistemler, cep telefonu ve internet komutuyla hazır hale gelirken, kapı veya pencerenin açık unutulması halinde ev sahibini anında uyarıyor'' dedi.

Avcı, yaklaşık 15 dönüm üzerinde planlanan projede yer alacak olan ve Avrupa standartlarının üzerindeki konutların inşaat çalışmalarına başlandığını söyledi.

Avcı, tek tipteki villaların 550 ve 650, ikiz villaların ise 415 metrekare olduğunu belirtti.

Konutların bahçe büyüklüğünün ortalama 850 metrekare olduğunu kapalı ve açık toplam 6 araçlık otopark, ısıtmalı havuz ve saunanın bulunduğunu anlatan Avcı, ''Doğal dokuyla ve şehir merkeziyle iç içe olan akıllı konutlardan oluşacak site, bu özelliğiyle adeta kent içinde korumaya alınmış bir doğa parçası özelliği taşıyor'' dedi.

AA

25/1/2008

İşte uzaya gidecek araç

h1

İngiliz maceracı iş adamı Sir Richard Branson, 2010'da ticari uçuşlara başlaması planlanan uzay aracının nihai tasarımını tanıttı.

Virgin şirketlerinin sahibi Branson, New York'ta düzenlediği basın toplantısında, halen Kaliforniya'da inşası süren ve yüzde 60'ı tamamlanan SpaceShipTwo adlı uzay aracının test uçuşlarının Haziran'da başlamasının öngörüldüğünü belirtti.

Uzay turizminin çok büyük bir potansiyeli bulunduğuna inandığını ve bu projenin başarılı olmasının çok büyük önemi bulunduğunu söyleyen Branson, "Eğer bunu başarırsak, uzay aracı fırlatma sistemleri ve uzay teknolojisine özel sektörün para yatırmasını sağlamasının yolunu açmış oluruz" diye konuştu.



2 pilot, 6 biletli yolcu taşıyacak ve bir koltuğun 200 bin dolara satılacağı seyahatler için şimdiden aralarında aktris Victoria Principal, fizikçi Stephen Hawking ve Hollanda Prensesi Beatrice'in bulunduğu 200 kadar potansiyel uzay turistinin depozit yatırdığı belirtiliyor.

XPrize ödüllü SpaceShipOne tasarımı temelinde geliştirilen SpaceShipTwo adlı yaklaşık 20 metre uzunluğundaki uzay aracıyla yapılacak uçuşlar 2 saat sürecek ve yolculara 4,5 saat yer çekimsiz ortamda bulunma imkanı sağlanacak.

White Knight (Beyaz Şövalye) adlı ana gemiyle, Concorde'un seyrüsefer irtifası olan 50 bin feet irtifaya çıktıktan sonra, ana gemiden ayrılarak motorlarını ateşleyecek uzay aracı, 110 km irtifaya ulaşabilecek.

AA

25/1/2008

85 milyon bilinmeyenli denklemi çözdüler

h1

Bilkent Üniversitesi araştırmacıları,85 milyon bilinmeyen içeren dünyanın en büyük bilişimsel elektromanyetik problemini çözerek bir dünya rekoruna imza attı.

Önceki rekorda da isimleri bulunan araştırmacıların son çalışmaları, savunma sanayinde radar, uydu ve uzaktan algılama sistemlerinde çok daha ileri teknolojilerin geliştirilmesi aşamalarında da kullanılabilecek.

Çalışma, daha az elektromanyetik dalga yaydığından insan sağlığına daha az zarar verecek cep telefonu, bilgisayar gibi cihazların yapımından, çok hassas tıbbi görüntüleme cihazlarının üretilmesine kadar pek çok alanda yenilikler getirecek.

Çalışma, en büyük uluslararası bilimsel ve teknik kuruluş olan Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Enstitüsü'nün (IEEE) yayınladığı dergilerde ve konferanslarda da duyuruldu.

AA muhabirine bilgi veren Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi ve Bilişimsel Elektromanyetik Araştırma Merkezi (BİLCEM) Direktörü Prof. Dr. Levent Gürel, BİLCEM'de doktora öğrencileri Özgür Ergül ve Tahir Malas ile 42 milyon bilinmeyen içeren bilişimsel elektromanyetik problemlerini çözerek geçen yıl kırdıkları dünya rekorunu bu yıl iki katına çıkardıklarını anlattı.

Geçen yıl kırdıkları bu rekordan daha önceki rekorun ise 20 milyon bilinmeyeni bulunan bir problemin çözümü olduğunu bildiren Gürel, ''Bir yıldan az bir süre içinde BİLCEM'de görevli araştırma grubu olarak, 85 milyon bilinmeyen içeren büyük matris denklemleri çözerek dünya rekorunu iki katına çıkardık. Bu başarımız, en büyük uluslararası bilimsel ve teknik kuruluş olan Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Enstitüsü'nün (IEEE) yayınladığı pek çok dergide ve düzenlediği konferanslarda da ilgili meslektaşlarımıza duyuruldu'' dedi.

-''MÜTEVAZI TEKNOLOJİ, ANCAK GÜÇLÜ YÖNTEMLER...''-

Milyonlarca bilinmeyen içeren problemlerin çözümü için yüksek bellek ve güçlü işlemciler içeren paralel süper bilgisayarların kullanıldığını dile getiren Gürel, kullandıkları bu bilgisayarlar dünyadaki örnekleriyle karşılaştırıldığında oldukça mütevazı kalmasına rağmen 85 milyon bilinmeyeni bulunan bir denklemi çözebildiklerini söyledi. Gürel, şunları kaydetti:

''Merkezimizde 32, 64 ve 128 çekirdekli ve 256-512 GB bellek içeren süper bilgisayarlarımız var. Fakat bu bilgisayarlar, dünyadaki ilk 500, hatta ilk 5 bin bilgisayarın arasına bile girmiyor. Biz dünyanın en büyük ve en güçlü bilgisayarlarını kullanmadan böyle bir dünya rekoru kırdık. Oldukça mütevazı hesaplama kaynaklarıyla dünyanın en büyük matris denklemlerinin çözülmesinin sırrı, geliştirdiğimiz elektromanyetik yöntemler, matematiksel yaklaşımlar ve paralelleştirme algoritmalarıdır.''

-SAVUNMADA İLERİ TEKNOLOJİLER GELİŞTİRİLECEK-

Prof. Dr. Levent Gürel, milyonlarca bilinmeyeni bulunan problemlerin çözümünün, savunma sanayinde, radarlar, uydu teknolojileri, uzaktan algılama gibi alanlarla tıbbi görüntüleme, optik, nanoteknoloji, metamalzemeler gibi pek çok disipline yarar sağladığını ifade etti.

Gerek savunma sanayine, gerekse sivil elektronik endüstrisine yönelik araştırma çalışmalarının, Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM), ASELSAN, TÜBİTAK ve TÜBA gibi kurumlar tarafından desteklendiğini vurgulayan Gürel, bu alandaki uygulamalarla ilgili şunları söyledi:

''Yaptığımız çalışmanın pek çok alanda uygulaması var. Örneğin, uzaktan algılama, uydu teknolojileri, radarlar, nanoteknoloji gibi alanlarda yaptığımız katkılar hem savunma, hem de sivil amaçlara hizmet ediyor. Uçan, yüzen ve karada hareket eden hedeflerin uzaktan algılanmasında, bunların radar izlerinin çıkarılmasında, yüksek çözünürlüklü görüntülerinin elde edilmesinde kullanılacak teknolojik alt yapı, şu an itibariyle hazır.''

-SAĞLIKTA YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKLÜ CİHAZLAR ÜRETİLECEK-

Tıp alanına katkıda bulunabilmek için elektromanyetik prensiplerle çalışan çok hassas görüntüleme cihazlarının tasarımına yönelik çalışmalar yaptıklarını dile getiren Gürel, şöyle devam etti:

''Bu çalışmalar sayesinde, sadece deri üstünde değil, deri altında bulunan tümörlerin de yüksek çözünürlüklü görüntüleri elde edilecek, gelecekte biyopsi yapmaya gerek kalmadan tanı konabilecektir.

Çok büyük elektromanyetik problemlerin çözümünün sağlayacağı bir başka yarar için de cep telefonlarının insan beyni içinde yarattıkları elektromanyetik dalga dağılımının hesaplanması örneği verilebilir. İnsan beyni cep telefonlarının ve baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik dalgalara maruz kalıyor. Bu durumun zararlı olup olmadığı konusunda kesin bir sonuca varılamıyor. Elektromanyetik hesaplama çalışmalarına dayalı tıbbi görüntüleme yöntemleri sayesinde, beynin içindeki milyonlarca noktada elektromanyetik alan düzeyleri hesaplanarak çok yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edilebilir. İşte bunu başarabilmek için eskiden çözülemeyen ve hatta dünyanın pek çok yerindeki araştırma merkezlerinde halen çözülemeyen çok büyük problemlerin çözümü gerekiyor.''

-RİSKİ AZALTAN ANTENLER YAPILACAK-

Cep telefonlarının ve baz istasyonlarının çevreye yaydığı elektromanyetik dalgaların henüz kanıtlanmamış bir risk oluşturduğunu ve bu riskin azaltılması için daha verimli çalışan antenlerin yapılması gerektiğini vurgulayan Gürel, ''Böylece, cep telefonları ve baz istasyonları daha az güç kullanarak daha iyi çalışacaklar ve elektromanyetik kirliliği azaltacaklardır. Bu şekilde sağlık riskini azaltma şansımız var. Küçük, hatta görünmeyen ve işlevi yüksek bir antenle bu riskleri azaltmak mümkün. Geliştirdiğimiz simülasyon yöntemlerimizle anten tasarımlarını yapabiliriz'' dedi.

Cep telefonları ile ilgili çalışmalarına Nokia'nın ilgi gösterdiğini bildiren Gürel, cep telefonları gibi taşınabilir bilgisayar antenlerini de görünmeyecek kadar küçük, ancak çok verimli çalışacak şekilde tasarlayabileceklerini, bu konuya da Vestel, IBM ve Intel gibi firmaların ilgi gösterdiklerini dile getirdi.

ABD'de üyesi bulunduğu bir araştırma grubunun da arabalardaki antenler üzerine çalışmalar yürüttüğünü belirten Gürel, bu antenlere de cep telefonlarının bağlanabileceğini, böylece daha kaliteli iletişimin sağlanabileceğini kaydetti. Gürel, yakın gelecekte uydu radyosu ve TV yayınlarının alınabilmesi için bu tür antenlerin kullanılacağını ifade ederek, ''Şu an dünyada pek çok firma bunları araçlarına takabilmek için tasarım çalışmaları yapıyorlar. Bu çalışma sonuçlarının Türkiye'ye yakın bir zamanda geleceğini düşünüyoruz. Birkaç yıl sonra araba satın alırken GSM, GPS ve uydu yayınlarına uygun anteni var mı diye bakmaya başlayacağız'' dedi.

-HEDEF 100 MİLYON BİLİNMEYENLİ DENKLEM-

Doktora öğrencileri Özgür Ergül ve Tahir Malas'la birlikte yürüttükleri çalışmanın bir sonraki amacının 100 milyon bilinmeyenli denklemler çözmek olduğunu kaydeden Prof. Dr. Gürel, ''Bu sadece büyük ve yuvarlak bir sayı değil. Geliştirilecek olan bu kabiliyet, bilim dünyasında karşılaşılan büyük, karmaşık ve önemli problemlere çözüm getirecek'' dedi.

Gürel, bu kabiliyetin öncelikle Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak kullanılmasının planlandığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

''Bu bağlamda özellikle özel sektörün BİLCEM'le irtibat kurmasını talep ediyoruz. Özel sektörün bizden isteyebileceği elektromanyetikle ilgili her türlü araştırma çalışmasına şimdiden hazırlıklıyız. Geliştirdiğimiz kabiliyetlerimizi endüstrinin hizmetine sunmaya çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, bilimde ilerlemenin, yeni teknolojiler geliştirmenin ve ekonomide kalkınmanın hep birlikte yapılması gerekiyor. Ancak bu şekilde yurt dışından satın almaktan vazgeçemediğimiz cep telefonu, bilgisayar, ilaç, uçak gibi ileri teknoloji ürünlerinin bir kısmını ülkemizde üreterek ekonomimizin güçlenmesini sağlayabiliriz.''

AA

24.Ocak.2008 11:54:05

25/1/2008

Katsayı engeli 2008'de kalkar

h1

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik din eğitiminden öğretmen atamalarına kadar önemli açıklamalarda bulundu.

İşte Bakan Çelik'in sözleri....

1- 2 yıllığa askerlik desteği
"2 yıllık meslek yüksek okulu (MYO) mezunlarının lise mezunlarıyla aynı süreyle askerlik yapması büyük haksızlık. Bu konuda Sayın Özkök'ün Genelkurmay Başkanlığı döneminde de girişimlerimiz olmuştu. Haksızlığın giderilmesi için çalışıyoruz. Bu sayede mesleki eğitime ilgi de artacaktır. 4 yıllık mezunlarla aynı olmasa bile, bu gençlerin lise mezunlarından daha az askerlik yapması lazım..."

2- 'YÖK kararı düzeltirse sorun biter'
"Meslek liselerine konulan katsayı engeli kalkmalıdır. Katsayı engeli, YÖK tarafından hiç tartışılmadan birdenbire getirildi. Tüm gençler şok oldu. Aynı şekilde YÖK bu kararı tashih ederek kaldırabilir. Bu yüzden yeni bir kanuna gerek yok. Bu düzenleme 2008 ÖSS'ye yetişebilir. Katsayı yokken meslek liselerinin üniversiteyi kazanma oranı yüzde 2 idi. Şimdi binde 2 oldu. Yani bu yüzde 2 için katsayı engeli konulması haksızlıktır."

3- Seçmeli din dersi geliyor
"Alevilik'in müfredata girmesini Başbakanımız'a söylediğimde, olumlu yaklaştı ve bunu gerçekleştirdik. Yeni Anayasa'da 2 farklı din dersi planlanıyor. Biri zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi, diğeri ise seçmeli din eğitimi. Burada her isteyen istediği dinin eğitimini alacak ve seçmeli olacak. Bugün okutulan ders, din eğitimi değil din kültürü dersidir. Çocuklara din kültürü ile ilgili genel bilgi vermeyi amaçlamaktadır."

4- 'Karne parası vermeyin'
"Okullarda basılı hiçbir belgeden para alınmayacağını defalarca söyledik. Bir kez daha uyarıyoruz. Kimse karne parası veya başka adlarla zorla para toplayamaz. Velilerimiz bu tür zorla paraları vermesinler. Okul idarecileri de bu konularda dikkatli olmalılar. Zaten zorla olursa bağış olmaz. Okullarımızın ihtiyaçları elbette var ve bunun için velilerden bağış talep ediliyor ama dediğim gibi bunun zorla olması kabul edilemez."

TAKVİM

21/1/2008

Türk okullarına övgü dolu sözler

h1

Türk okullarına övgü dolu sözler
Gürcistan Devlet Başkanı Saakaşvilinin yemin törenine katılmak üzere bu ülkeye gelen Eğitim Bakanı Çelik'ten,bu ülkedeki Türk okulları için övgü dolu sözler.

Gürcistan Devlet Başkanı Mikhail Saakaşvilinin yemin törenine katılmak üzere bu ülkeye gelen Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Çağlar Eğitim Kurumları ve Uluslararası Karadeniz Üniversitesi personeli ve öğrencileri tarafından Havaalanında karşılandı.

Bakan Çelik, sabah kahvaltısını Türk eğitim kurumlarından olan Işık İlk Öğretim Okulunda, eğitim gönüllüleri ile birlikte yaptı. Okullar hakkında kendisine bilgi verilen bakan burada idareci ve öğretmenlere bir konuşma yaptı.

Çelik, konuşmasında, "Bu okullar Gürcistan ile Türkiye arasında birer gönül köprüsüdür, kültür köprüsüdür. Ülkeler arasında şüphesiz ki ticari köprüler kurabilirsiniz, ticari ilişkiler kurabilirsiniz ancak bence en güzel ulaşım ve en kalıcı ulaşım gönülden gönüle köprüler uzatmaktır. Bu da kültür ve eğitim sayesinde olur. Birbirini tanımayanlar bir birini sevemezler" dedi.

Bu okullarda yetişen gençleri Türkçeyi ve Türk kültürünü öğrenerek Türkiye'ye geldiklerine dikkat çeken Çelik, "Ülkemizi ziyaret onlarda bir sempati oluşturuyor ve biz de onları birer türk büyük elçisi olarak görüyoruz. Saakaşvili'nin de bu okullara her fırsatta destek olması ve himaye etmesi de bizim için ayrı bir şükran vesilesidir" diye konuştu.

Çelik'in konuşması sırasında Saakaşvili'nin annesi Giuli Alasania Bakana ve yanındaki heyet salonda hazır bulundu.

Bakan Çelik'in ardından bir konuşma yapan Bakana, "Bu okullar eğitim de çok başarılı ve gerçekten sizin de dediğiniz gibi Türkiye ve Gürcistan arasında dostluk köprüsü vazifesini görüyor" şeklinde konuştu. Çelik'e ziyaretlerinden dolayı teşekkür eden Bakana, kendisine Gürcistan Devlet Başkanının imzasını taşıyan bir saat hediye etti. Bakan Hüseyin Çelik sınıfları gezerek yetkililerden okul ile ilgili bilgiler aldı. Okulun şeref defterini imzalayan Bakan Çelik idareci ve öğretmenler ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

Gürcistan da 1992 yılında bir okulla başlayan eğitim süreci, bugün 5 ilk okul, 5 kolej ve bir üniversite olmak üzere toplam 11 okul ile eğitime devam ediyor. Okullar genel olarak 3 bin öğrenciye hitap ediyor.

CİHAN

21/1/2008

İŞTE MUASIR MEDENİYET!

h1

Bir gazete yazarı iki hafta önce köşesinde 1920'li yılların Türkiye'sinden iki fotoğraf yayınlayarak "Fazla yoruma gerek yok" diyordu.

Yazarın köşesinde yayınladığı 80 yıllık fotoğraflardan birinde TÜRKİYE'DEKİ AMERİKAN KOLEJI'NDE OKUYAN KIZ ÖĞRENCİLERİN görüntüleri yer alıyordu.


Günümüzde başörtüsüne özgürlük taleplerinin dile getirilmesinden duyduğu rahatsızlığı bu fotoğraflarla dile getirmeye çalışan yazar, aklı sıra 80 yılda Cumhuriyetimizin ileriye değil geriye gittiğini ima etmeye çalışıyordu.

TÜRKİYE İLERİYE GİDİYOR

Türkiye Cumhuriyeti'nin muasır medeniyet seviyesini yakalama konusundaki çabasını göremeyen/görmek istemeyen yazara en çarpıcı cevap okyanusun ötesinden geldi.

ABD'nin New Jersey eyaletinde eğitim faaliyetleri veren TÜRK Koleji'nin başarısı, Cumhuriyetimizin geldiği seviyeyi göstermesi açısından çok önemliydi.

NEREDEN NEREYE???

20'li yıllarda Amerikan Koleji'nde okuyan Türk kızlarının görüntülerini övgüyle anan yazar, 2008 yılında Amerika'daki bir Türk Koleji'nde, Anadolu'dan gelen öğretmenler tarafından eğitilen ABD'li ve Türkiye'li çocukların, eyalet genelinde düzenlenen olimpiyatlardaki birincilik başarısını, acaba nasıl değerlendirecekti?

Renklerine ve kıyafetlerine bakılmaksızın kafaları ve kalpleriyle çalışan Pioneer Academy adındaki Türk Koleji'nin öğrencileri, birincilik ödülünü alırken, objektife yansıyan kareler aslında Türkiye Cumhuriyetinin geride kalan 80 yılda nasıl ciddi bir mesafe kat ettiğini anlatıyordu.

Işte ABD'deki Türk Koleji'nin süper öğrencileri…





 

21/1/2008

Erdoğan'dan 9 ile müjde

h1

Başbakan Erdoğan, 9 kente yeni üniversite yapımını İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın gerçekleştireceğini açıkladı.

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası eğitime 300 milyon YTL daha yardım yaptı. İMKB'nin 1997’de başlattığı Eğitime Fiziksel Katkı Projesi'nin 4 etabıyla birlikte bugüne kadar yaptığı yardım 1 milyar 230 milyon YTL'ye ulaştı.

Projede 11 yılda Türkiye'nin dört bir yanında yapılan 321 modern okulun maliyeti 929 milyon YTL'yi buldu. İMKB'de düzenlenen imza törenine Başbakan Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in yanı sıra Başbakan Yardımcısı Nazım Erken ve İMKB Başkanı Hüseyin erkan katıldı.

İMKB Başkanı Hüseyin Erken ile Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik imzaladığı protokolle birlikte İMKB'nin yaptırdığı okul sayısı 400'e, bu okullarda eğitim gören öğrenci sayısı ise 220 bine ulaşacak.

ERDOĞAN’DAN MÜJDE

Proje kapsamında engelli okulları, yatılı- yatısız ilköğretim okulları, meslek liseleri, turizm otelcilik okulları, çok programlı liseler yer alacak. Protokol töreninde konuşan Başbakan Erdoğan, her fırsatta İMKB yetkililerine eğitime yaptıkları destekten dolayı teşekkür ettiğini belirterek, 9 ile yeni üniversite yapımını da İMKB'nin gerçekleştireceğini söyledi. Erdoğan, “2008-2009'a yetişmez ama 2009-2010'da bu üniversitelerimiz kendi binalarında, kendi kampüslerinde eğitime, öğretime başlar” dedi.

Erdoğan İMKB'nin 1998’den bugüne kadar 332 okul, 8 bin 500 derslik yapılmasına vesile olduğunu, şimdi yine 300 milyon YTL'yi eğitimin hizmetine sunduğunu belirtti. İMKB'de düzenlenen imza törenine Başbakan Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in yanı sıra Başbakan Yardımcısı Nazım Erken ve İMKB Başkanı Hüseyin Erkan katıldı.

BUGÜN